17 Nisan 2017 Pazartesi

77 Yıl Önce Bugün...

Hasanoğlan, Ankara yakınlarında küçük bir kasaba...
Ama orada kurulu Yüksek Köy Enstitüsü sayesinde Türkiye'ye Talip Apaydın'ı, Fakir Baykurt'u, Mahmut Makal'ı, Mehmet Başaran'ı kazandırmış bir kasaba...
Birkaç yıl önce Vedat Günyol, yanında Talip Apaydın ve Mehmet Başaran olduğu halde Hasanoğlan'ı ziyaret etti.
Günyol, Yüksek Köy Enstitüsü'nde Fransızca öğretmeniydi. Eski öğrencileri Apaydın ve Başaran'la, eski okul binalarının önündeki banka oturup eski günleri yâd ettiler.
Aynı kampüs içinde yeni kurulmuş okulun öğrencileri, keyifle sohbet eden bu yaşlı konukların önünden ilgisiz bakışlarla geçiyorlardı.
Günyol, uzaktan kendilerine bakan öğrencilerden birkaçını yanına çağırdı:
"Bizim kim olduğumuzu biliyor musunuz?" diye sordu.
"Eskiden burada okumuşsunuz," dedi çocuklardan biri.
Talip Apaydın düzeltti hemen:
"Okuyan biziz. Vedat Bey hocamızdı," dedi.
Günyol, "anketi" sürdürdü:
" Hiç Hasan Âli Yücel adını duydunuz mu?"
Duymamışlardı.
"Neci bu adam?" diye üsteledi Günyol.
"Eski milli eğitim bakanlarından," dedi bir çocuk. Diğeri, cesaretlenip lafını tamamladı:
"Köy Enstitüleri'ni kapatan adam..."
Günyol ve Apaydın birbirlerine baktılar hayretle.
"Peki İsmail Hakkı Tonguç'u tanıyor musunuz?"
"Hayır."
"Mahmut Makal diye birini duydunuz mu?"
"Duyduk, yazarmış."
"Hiç kitabını okudunuz mu?"
"Hayır."
"Talip Apaydın?.."
"Tanımıyoruz."
"Fakir Baykurt?.."
"Duyduk ama okumadık."
"Mehmet Başaran?.."
"Yok..."
"Tolstoy, Dostoyevski, Gogol?.."
"Yok..."
Üzüldü Günyol, "Yahu çocuklar," dedi, biz bütün bu isimleri okuyarak yetiştik. Bakın Mehmet Başaran burada... Talip Apaydın da... Burada okumuşlar. Bu binaları yapmışlar. Şu aralarında gezindiğiniz ağaçları dikmişler. 30'ar, 40'ar kitap yazmışlar. Ve sizin bundan hiçbirinden haberiniz yok!"
Çocuklar mahcup, başlarını öne eğdiler.
Günyol duygulanarak, "Haberiniz yok çünkü öğretmenlerinizin de haberi yok," dedi.
Arkalarında duran metruk bina ve o binayla birlikte bir eğitim politikası terk edilmeseydi, onları yetiştiren öğretmenler bunları bilerek yetişecek, yetiştireceklerdi.
Durumu bundan iyi ne anlatabilirdi ki?..
(Köy Enstitüleri, Can Dündar, sy. 11-12)
Türkiye'de 20. yüzyılın ilk yarısında dünyayı şaşırtan iki büyük savaşım örneği verildi.
Bu iki önemli olaydan biri, çökmekte olan Osmanlı Imparatorluğu'ndan yeni bir cumhuriyet yaratan Ulusal Bağımsızlık ve Kurtuluş Savaşımızdı (1919-1923). Ikincisi de, savaştan sonra kurulan yeni devletin kısa sürede gelişip ilerlemesini etkileyecek, yerli bir eğitim ve kalkınma seferberliği olan Köy Enstitüleri hareketidir. (1935-1946). Türkiye'nin 21 bölgesinde kurulan Köy Enstitüleri, öncelikle kız-erkek kırsal kesim çocuklarına eğitimde fırsat eşitliği sağladı; Cavit Orhan Tütengil'in deyişiyle "halk tabanında bir Rönesans" hareketi yarattı. Enstitülerde, 110 yılda yetiştirilen öğretmen sayısı aşıldı; 6.000 öğretmenden 16.000'e ulaşıldı. Öğrenci sayısı 380.000'den 1.500.000'e yükseldi. 9.000 eğitmen, 600 köy sağlıkçısı yetiştirildi...
Bugün 17 Nisan. Bu güzel gün, Köy Enstitüleri'nin kuruluş günüdür. Enstitülerin kurulduğu tam 77 sene oluyor. Cumhuriyeti kuran genç kadronun başlattığı aydınlanma hareketinin bir "kalkınma, çağdaşlaşma ve modernleşme projesi" olan Köy Enstitüleri'nin değerini, her geçen gün daha iyi anlıyoruz. Cumhuriyetin genç kuşağı bu proje ile; üreten, paylaşan ve dönüştüren demokrat insanlar yetiştirerek ülkenin modernizasyonunu hedefliyordu. Hasan Âli Yücel'in Bakanlığı döneminde hayata geçirilen Köy Enstitüleri; duvar ören, tarım yapan, marangozluk, demircilik yapan, ama aynı zamanda dünya klasiklerini okuyan ve müzik yaparak ruhunu güzelleştiren mutlu insanlar yetiştiriyordu. Köy Enstitüleri; içinde bulunduğumuz 21. yüzyılda bile en temel sorunu "eğitim" olan Türkiye'nin, kaçırdığı en büyük eğitim projesidir. Bu projenin bir gün yeniden ülkemizdeki eğitim sistemine model olması dileğiyle, başta Mustafa Kemal Atatürk, Hasan Âli Yücel ve Ismail Hakkı Tonguç olmak üzere bu ülkede eğitim hayatına emeği geçen herkesi ve tüm eğitimcilerimizi saygıyla anıyorum. "17 Nisan Köy Enstitüleri Günü" kutlu olsun...








Hiç yorum yok:

Yorum Gönder